booked.net
 
 

 


 TÜRKİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ - 27/10/2017





ERCAN ERDEM
E-Posta
Belediye Başkanlarının istifaları başlamadan aylar önce bu işin sinyali verilmişti ve bende belirtileri yazmıştım. Ancak bu kadarını beklemiyordum.
Gelişmeler şöyle oldu;

1-Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki durup dururken fırladı ve haziran 2017 başında “Tüm Hırsızlıklar İmardan geliyor”, ”En Büyük hırsızlık İmarda” gibi başlıklarla ortaya çıktı.

2-Hemen akabinde yine aynı Bakan en büyük imar sorunlarının Ankara-İstanbul da olduğunu ve Sayın Cumhurbaşkanının da bu konuda hassasiyeti olduğunu açıkladı. Hatta Sayın Cumhurbaşkanının dikey imara karşı olup, yatay imar verilmesini tercih ettiğini de ekledi.

3-Yine aynı sayın Bakan sonraki günlerde müteahhitler le de görüştü ve yeni imar yönetmeliğiyle ilgili sorunlarını dinledi.

Sayın Bakan bu söylemleri arasında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığından gelmesinden bahisle bu işi iyi bildiğini ve yapılan bu tür imar yanlışlıklarını bakanlık bünyesinde denetlemelerinin daha doğru olacağını söyledi.

Tüm bunlara dayanarak ve Sayın Cumhurbaşkanının son günlerdeki Belediye Başkanlarından şimdilik bazılarının istifalarını talep etmesi çerçevesinde yapılmak isteneni aşağıdaki gibi özetleyebileceğimi ve böylece gelecekte yapılmak istenenin ne olduğuna başlıktaki gibi ışık tutabileceğimi zannediyorum.


Yukarıdaki kısa kronolojik gelişmeler sonrası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Türkiye’de ki tüm imar olaylarını “denetim” adı altında denetlemek istemekte. Yanlış anlamayın, bu konuda esasen hukuksal denetim, idare mahkemeleri kanalıyla var aslında. Ancak sayın Bakan herhalde duygusal nedenlerle olsa gerek bu denetimin kendi eliyle yapılmasını istiyor ve mesajını bu şekilde veriyor. Sayın Cumhurbaşkanı da mesajı alıp istifaların yolunu metal yorgunluğu şekliyle gündeme getiriyor ve aile içi bir “tamamen duygusallık” çerçevesinde bu istifalar yavaş yavaş gerçekleşiyor. Bu gözdağı süresi sonunda muhtemelen tüm imar işleri son kerte de ilgili bakanlığa bağlı olacak. Bu alt yapı şimdiden oluşturuluyor. Peki bu alt yapı ne işe yarayacak diye düşününce tamamen duygusal bağlarla oluşmuş bu alt yapı, 2019 seçimleri sonrası tek bir etkili ve yetkiliye bağlanmış olacak. Nasıl mı?
Çok kolay, yapılacak imar işlemleri için en üst makamdan izin alınması gerekecek. Yani alaturka “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” içerisine merkezi yönetim dışında bir de yerel yönetim dahil edilecek. Kısaca, gelecekte Türkiye, Beştepe’den Bakanlar aracılığıyla 2019 da seçilen bir sayın Cumhurbaşkanı tarafından yönetilecek ve buna belediyeler de çevre ve şehircilik bakanlığı aracılığıyla dahil olacak. Böylece Genelden Yerele, Hukuktan Yasamaya (meclis çoğunluğu da bir seçici tarafından oluşturulmuş olacağı için)tek kişinin idaresinde olacak.

Bu durumun böyle olacağını nasıl mı tahmin ediyoruz?
6 ay içerisinde çıkarılacak denilen Anayasa uyum yasaları çıkarılmadığından, yani TBMM üyelerinin seçimi ve seçim sisteminin nasıl olacağını halâ bilemediğimizden ve bu konuda uyutmaya geçildiğinden sonucun dediğimiz şekilde olacağını tahmin edebiliyoruz.

Son olarak geleceğimiz noktada 2019 yılında seçilecek Cumhurbaşkanı bu alt yapı üzerinden Türkiye Cumhurunun hem Başkanı, hem Bakanlarının başı, hem Belediyelerinin başı, hem de parti genel başkanı sıfatıyla parlamentonun başı olarak ve çaktırmadan yapılan hukuki etkinliği de ekleyince alaturkalık içerisinde bu sisteme bir başka isim uydurma zorunluluğuyla karşı karşıya olabileceğimizi söyleyebiliriz.

Gelin, sonrasında bu sistemin isim babası biz olalım. Haydi uydurmaya.
ilk ben başlıyorum,
“Süpeeeeer Başkanlık Sistemi”,
“Her şeyin Başı Başkanlık Sistemi”,
“Baş Başkanlık sistemi”,
“Başlar Başı Hükümet Sistemi”,
“Başın Başı Sistemi”,
“En Baş Hükümet modeli”,
“Her şeyin Başı Bizim Baş Sistemi””
vb. …………………… buyurun, sizde atın, atış serbest. Çünkü bu modelin adı daha bulunamadı. Esasında bir isim var ama dilim varmıyor söylemeye.


Önemli Not: Yarın Sayın Melih Gökçek istifa edecek. Bir şeyleri önceden söylemek isterim. Bazıları “yahu istifa etsin gitsin neden Cumartesiyi, meclisi toplamayı falan bekliyor.” mealinde söylendiler. Evet, belki bazı dosyalarla işini bitirmemiştir, onlarla duygusal bağını koparmak gerekirdi falan, bunlar tamam da Sayın Melih Gökçek değişik bir kişilik; hem meclis üyelerine veda etmek isteyebilir, hem de 23 senelik yani yaklaşık çeyrek asırlık hikayesinin meclis zabıtlarına geçmesini ve kalıcı olmasını isteyebilir. Bu kadar incelikleri bile düşünür sayın Melih Gökçek, zabıtlara nelerin geçeceğini, yani söyleminin ne duygusallıkta olacağını, bazı kanıtsal işaretleri, bazı serzenişleri, bazı üzüntüleri, küskünlüğü vb. hep beraber göreceğiz. Tarih'e not düşecek sayın Gökçek yani. Bakalım, notları görelim.


ERCAN ERDEM


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;






AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.