booked.net
 
 

 


 Sayın Ahmet Hakan'a - 10/10/2015





adaletli yargıç
E-Posta
Yokluğunu hissettik, tekrar geçmiş olsun ve hoş geldin. Yazılarına yarın başlayacaksın, ne yazacaksın bilemiyoruz ancak çok da merak ediyoruz.
Senin nezdinde Cumhuriyetin son yirmi yılını çok basit, hızlı ve birkaç madde de özetlemek geldi aklımıza birden.

1-Yıl 1994 yerel seçimler ve İstanbul Belediye Başkanlığı el değiştirdi.
2-Seçilen İstanbul Bel. Bşk. Kendisine kalan bir TV kanalını özel bir şirkete kiraladı ve Kanal 7 doğdu. Sayın Ahmet Hakan da bu TV de parlamaya başladı.
3-Belediye Başkanı o gün ve öncesi sinyallerini vererek demokrasiyi amaç değil araç olarak kullanıp iktidara geleceğini belirtti.
4-Belediye Başkanı bir şiirle nasıl gittiyse şiir gibi Başbakan olarak demokratik bir şekilde hukuki uygulamalarla tekrar geldi/getirildi .
5-Ancak süre içerisinde Sayın Ahmet Hakan’ın deyimiyle sahici olan kişi o kadar saf ve temizdi ki paralel bir yapı tarafından kullanıldı, kandırıldı. O saflık ve temizlik o kadar AK’tı ki çözüm sürecinde PKK şehirlere bomba ve silah stoku yaptı ve saflarımız uyudu. (Halkımızın böylesi kandırılabilir saf, ak insanlara memleket idaresini teslim etmesini göz ardı edelim lütfen)
‘’Ülkeyi patlayıcılarla doldurdunuz’’ cümlesi hangi saf büyüğümüze ait düşünelim biraz.
6-Paralel yapı dedikleri, Ülkemizde Hukuk falan bırakmadı, öyle ki şimdilerde paralele paralel olan diğer yapı devrede ve şerbetli bir hukuk zihniyeti ve adalet anlayışı olarak kafalarına göre takılıyorlar.
Sizi dövenleri bir gecede yakalıyorlar, konuşturuyorlar (zanlılar konuşuyor), bir ‘’REİS’’ ten bahsediliyor, diğer tarafta bir başka basın kuruluşu yöneticisine yapılan saldırıdan ses yok, diğer taraftan bir digital tv platformundan bir Savcı yazısıyla bazı kanallar atılıyor. Sayın Ahmet Hakan’ın geçmiş yazılarına bakmak lazım bir ‘’REİS’’ var mı diye? Reis benzerliğimi reis enflasyonumu o da belli değil artık.
7-Paralel’in her iki çizgisi de bağırsaklarını temizleyen Türkiye için Örgüt vs tanımları geliştirirken ve herkesi örgüt üyesi diye bir yerlere atarken ve güya temizlik yaparlarken meğerse Türkiye’yi ne kadar kirletiyorlarmış, sahici sahici.
8-Örgüt diye içeri atılan arkası, ensesi kalın herkes şimdi pürü pak, peki ensesi kalın ve arkasında dernek, kurum,topluluk (ordu, futbol camiası, v.b) olmayan ve hukuksuz örgüt tanımlarının ve hukuk dışı uygulamaların neticesinde içerde olanlar ve bir şekilde içeri girmeyip sadece cezayla kurtulanlar ne olacak? Hani bir de cezanın açıklanmasının ertelenmesi uygulamalarıyla ‘’dam’a’’ düşmeden kurtulan ancak bu ertelemeyi kabul edip temyiz yolları bir manada zorla kapattırılanlara ne olacak?
9-Tüm bu yollarda zaman kaybeden ülkemiz, demokrasinin araçsallığıyla buralara geldi. 7 haziran 2015 seçimleri bir dönüm noktası gibiydi. Burada Halk uyanır gibi oldu ancak uyanamadı. Uyku mahmurluğunda 1 Kasım seçimlerine yakalandı.
10-Bu arada Arap baharı da oldu ancak bize bahar gelemedi.. Bahar başladığı yere demokrasi götürdü, adamlar o kadar sahiciydiler ki sahiden Nobel aldılar.
Allahtan Türkiye’nin yetiştirdiği ancak kıymetini bilemediği Savurlu Sayın Prof. Dr. Aziz Sancar çıktı da avunduk biraz, halbuki Nobel Barış ödülünü bir ilkle alma şansımızda olabilir di, eğer çözüm sürecini çözebilseydik.
11-Seçim mühendisliğinin babası 20 yıl sonra 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimleriyle ortaya çıktı. 7 haziranda Cumhurun başı meydanlara çıktı ve Hükümet, Başkanlık, parti, 400 vekil v.s için oy istedi, konuşmasını beceremeyen devamlı gülen sahici olamayan (Aman olmasın aman) çırak da oy istedi. (Sayın Hakan’ın kulakları çınlasın)
Fakat hesap tutmadı ve seçim sonucu tek parti iktidarı olmadı. Hemen mühendislik ve cin fikirlilik ortaya geldi sahici sahici yeniden seçim kararı alındı.
12- 1 Kasım seçimleri için şimdilik çırak ortada gevrek gülücüklerle ne olur bilinmez ancak CUMHURREİSİ dönünce meydanlara çıkacak mı göreceğiz.
Eğer çıkmazsa bilin ki 7 Haziran oy kaybında onun da etkisi var, meydanlara çıkarsa bilin ki oy kaybının asıl sebebi çırak ve yanlış bazı politikalar ile milliyetçilik sarmalında, çözüm süreci sorunsalında apışıp kalınmasıdır. Şimdilerde ise sorunsallar ve sarmallar içerisinde, ‘’ 7 Haziranda tutmadı şimdi tersini yapalım’’ diye Türkeşsel ‘’Milliyetçilik’’ ve Savaşsal ‘’çözüm süreci’’ peşindeler. Ne için? HALK’ın yemesi için. Halk sahiden yer mi? Umarım yemez ama bu sahicilik var ya sahicilik, en zor şey, sahicinin, sahiciliğinin sahiden mi olup olmadığını anlamaktır.

20 yıl öncesinden başlayan son 13 yıl ve özellikle son birkaç yılda ortada olan gelişmeleri bu dar alanda 12 madde ile özetlemek mümkün değil ancak umarız Sayın Ahmet Hakan’a yapılan bu saldırı açığa çıkar ve yakın gelecekte ülkemiz üzerindeki bu kabus bulutları dağılır.

Sayın Ahmet Hakan’ a sevgilerle tekrar hoş geldin derken olayların sahiden bir şiddete dönüşmüş olmasının bizi üzmesiyle birlikte bu ‘’reis’’ dediklerinin sahiciliği hakkında ne düşündüğünü reis’in kim olduğunu bilip bilmediğini merak ettiğimizi de belirtmek isteriz.

Sayın Ahmet Hakan’a hoş geldin yazdık güya ama yüreğimizde parçalanıyor. Ankara da patlama oldu bu satırları yazarken. Tüm ölenlere Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.

En büyük dileğimiz halkın uyanması ve en azından basit, gevrek, halkın zekasına hakaret eden türde yağlamalarla dolu propagandalara ve mitinglerdeki gevrek gevrek yapılan, şöyle yaparmısınız? Böyle yaparmısınız? Goy Goy larına, yapmacık tavırlarına pirim verilmemesidir.
İzleyin çırağı, Allah vergisi gülümsemesiyle yaptığı başsağlığı ziyaretleri üzerinden devşirildiği zannedilen oylar bugünkü olaylar sonrası hangi mühendisliğin alanında devşirilmeye çalışılacak göreceğiz.


adaletli yargıç


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;






AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.