booked.net
 
 

 


 SEÇİM MÜHENDİSLİĞİ İHRACATI - 14/03/2017





ERCAN ERDEM
E-Posta
Sayın Ahmet Hakan köşesini yine konuşturmuş bugün.
“Alın şu lanet manşetinizi, alın şu pis faşistinizi de bir yürüyüp gidin be!” Bu ağız nedense bana yabancı gelmedi.

Blick gazetesi Türkçe manşet atmış “Erdoğan’ın diktatörlüğüne HAYIR oyu kullanın!” demiş. Artık hepimiz öğrendik ki bu Win Win olayında bu 'manşet’in tercümesi EVET deyin demek.

Şimdi irdelenmesi gereken şey, bugüne kadar Avrupa ülkelerinde seçimler yapılırken Türk kökenli seçmene ve Türkiye’ye şirin gözükülmeye çalışılırken şimdi ne değiştiğidir?

Cevap aslında basit. Ne kadar ihracat geliri olur bilinmez ama ötekileştirme ve nefret tohumlar üzerinden seçim kazanma sistemini galiba biz bulduk ve 15 yıl sonra yabancı devletlerin bazıları bunu ithal etmeye başladılar.

İlk örnekler, Fransa'dan başladı ve şimdilerde Almanya ve Hollanda olarak genişliyor. Hatta taktikler ABD'ye bile sıçradı. Düşünün TRUMP bile ülkesinde Şerifleri (Sheriff) topladı ve onlarla dertleşti!.. Tıpkı bizdeki muhtarları toplama olayı gibi.

Şimdi adamlar düşündüler tabii bu kadar yıl bir ülkede nasıl iktidarda kalınır diye ve işin sihrini keşfettiler. Sihirli formül “ger" ve "gere gere” seçimi al. Bizimkiler ne yapıyor? Baktılar ki ülke içinden mağdur olamıyorlar, yurt dışı komplekslerimiz üzerinde mağduriyet yaratmayı deniyorlar artık. Bu deniz biter mi bilmem ama zaman ilerliyor.

2000 yılında Sayın Mustafa Denizli’nin ürettiği “İçimizdeki İrlandalılar” tanımına bu kere Sayın Ahmet Hakan “İçimizdeki Hollandalılar” diyerek yeni hainleri tarif etmiş.

Bizim ne kadar haine ihtiyacımız var bilemiyorum ancak, bu ötekileştirme oyunlarıyla oldukça yüksek sanki, herkes birbirine hain görünmeye başladı. İnşallah referandum sonuçları karşılıklı bir hainlik suçlamasına vesile olmaz.

Dün, İBB'de bu konu da tartışıldı ve gruplar ayrı ayrı görüşlerini belirttiler. Nedense bir siyasi parti kendi görüşlerini meclis ortak bildirisi olarak değil de ayrıca belirtmek istedi ve mecliste okudu. Allah'tan oturum ortak düşman olunca fazla gergin geçmedi. Bu arada bir Belediye Meclis Üyesi sahibi bulunduğu Hollanda İneğini keseceğini söyledi. Bu teklifte bayağı taraftar buldu.

Meclisi yöneten Sayın 1. Meclis Başkan Vekili, birlikte yiyelim teklifinde bulundu. Yani bayağı bir birliktelik vardı sanki. Ancak İnek artık T.C. vatandaşı sayılırdı. Sadece olsa olsa Hollandalı bir gelindi. Orasını kimse düşünmedi vallahi.

Ancak bir şey daha düşünülmedi İBB Meclisinde o da;
Ahmed Aboutalep adlı bir Fas kökenli Belediye Başkanının bulunduğu Roterdam adlı Hollandanın 2. Büyük kenti ve kıta Avrupasının en büyük limanı, İstanbul’un kardeş kenti idi.

Kimse, atalım bunları kardeşlikten demedi.
Bu durumda “dostlar alışverişte görsün” benzetmesi doğru görünüyor. Perşembe gününden itibaren Hollanda açısından bu işler yumuşamaya başlar biz ise biraz rica ile gerginliği bir ay kadar sürdürmek isteriz gibi görünüyor. Referandum bitti, sonra kanka ve kankiliğe devam.


ERCAN ERDEM


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;






AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.