İMKB
56935,76
USD
1,82
EURO
2,32

"Türk erkeği nerede duracağını bilmiyor"

"Türk erkeği nerede duracağını bilmiyor"

 
Erasmus programıyla Türkiye'ye gelen öğrencilerin en büyük sıkıntısı ev bulmak.

12 Punto 14 punto 16 punto 18 punto



Sıkıntı listesinde erkekler de ilk sıralarda. Valentina Di Vincenzo, "Türk erkekleri arkadaş canlısı ama nerede durulacağını bilmiyor." Angelo Ruso da hızdan şikayetçi, "İnsanlar burada aceleci davranıyor" diyor.
    

Üniversiteler açıldı, ÅŸehirlerdeki genç kalabalığı da arttı. Türkiye’de son yıllarda bu kalabalığın sesi İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca tınılar eÅŸliÄŸinde yükseliyor. Elbette diÄŸer ülkeler için de tersi geçerli... Mevzuya aÅŸina olanlar anlamıştır: Bu eÄŸlenceli çeÅŸitliliÄŸin sebebi, öğrenci deÄŸiÅŸim programı Erasmus.

Eğitimlerine bir, iki dönemliğine farklı bir ülkedeki üniversitelerden birinde devam etmeyi seçen Avrupalı gençler sadece kampus alanlarını değil, gittikleri şehri de hareketlendiriyor.

Yakın zamanda sosyal medyada ‘Eraasmuus’ baÅŸlıklı albüm paylaşımında patlama yaÅŸanacak, eÄŸik Pisa Kulesi’ni tutmaya çalışıyormuÅŸ gibi poz veren öğrenci sayısında dikkat çekici bir artış görülecek. Albüm adlarından da anlaşılacağı üzere Erasmus programından yararlanma hakkına sahip binlerce öğrenci, Avrupa üniversitelerine akın ederken, Avrupalı öğrenciler de bir süreliÄŸine Türk üniversitelerinde eÄŸitim görecek.

Türkiye’ye gelen Erasmus öğrencilerinin varlığı, zamanla kazancı kolay ve kârı bol bir sektör haline geldi. Gerek kalacak yer gerekse ev eÅŸyası olsun, eÄŸlence hayatından yeme-içmeye kadar birçok alanda komisyon kazananlara da gün doÄŸdu. Avrupa BirliÄŸi’nin çok yönlü iÅŸbirliÄŸini teÅŸvik etmek ve kültürel etkileÅŸim saÄŸlamak amacıyla yatırım yaptığı bu proje bizim esnafın yüzünü güldürüyor.


Giden fazla, gelen az

Özellikle son yıllarda Türkiye’deki üniversite sayısında yaÅŸanan ‘olaÄŸanüstü’ artış ve birçok okulun giderek önem vermeye baÅŸladığı uluslararası anlaÅŸmalar sayesinde Türkiye’nin Erasmus karnesinde gözle görülür bir yükseliÅŸ söz konusu.

Radikal'in haberine göre, projenin koordinasyonunu saÄŸlayan Avrupa Komisyonu’nun her yıl yayımladığı istatistikler de bu durumu kanıtlar nitelikte. Mesela, yedi yıl önce ülkemizde Erasmus projesinden faydalanan öğrenci sayısı bin 142 iken, 2009–2010 akademik yılına geldiÄŸimizde bu rakam 8 bin 758’e ulaÅŸtı. İçinde bulunduÄŸumuz akademik yılda ise on bini aÅŸkın Türk öğrencinin bu projeden yararlanarak Avrupa’ya gitmesi bekleniyor. En çok tercih edilen ülkeler listesinde başı ise Almanya, Polonya ve İtalya çekiyor.

Rakamlar göz önüne alındığında, Türkiye’nin uluslararası alanda büyük bir atak gerçekleÅŸtirdiÄŸi su götürmez bir gerçek. Ancak giden öğrenci sayısı ile Avrupa’dan Türkiye’ye gelen öğrenci sayısı arasındaki büyük fark dikkati çekiyor. Bir önceki akademik yılda Türkiye’ye gelen yabancı öğrenci sayısı 3 bin 336 ile sınırlı kalmış.

Bu dönem ise Türkiye’nin yaklaşık beÅŸ bin Avrupalı öğrenciyi geçici olarak ağırlaması bekleniyor. Gelen ve giden öğrenci arasındaki uçurumun baÅŸlıca nedenleri arasında Avrupa’dan gelen öğrenciler için açılan kontenjan ile Avrupa’ya gidecek öğrenci kotası arasında büyük bir farkın var oluÅŸu yatıyor.


Bunun yanında Türkiye’de sadece İstanbul, Ankara, İzmir ve EskiÅŸehir gibi büyük ÅŸehirlerin ve bu ÅŸehirlerdeki üniversitelerin cazibe merkezi olmasıyla ilintili bir sorun da mevcut. Anadolu’daki bazı üniversitelerin yeteri kadar ilgi çekmemesi ve baÅŸvuru sürecinde yaÅŸanan koordinasyon bozuklukları da Türkiye’ye yönelik tercihlerin sınırlı sayıda kalmasına yol açıyor.

2011–2012 akademik yılı itibariyle ülkemizde hatırı sayılır bir miktarda yabancı öğrencinin eÄŸitim göreceÄŸi gerçeÄŸiyle birlikte Türkiye’ye gelen Erasmus’lara verilen katkı paylarının yükseltilmesi, yabancı öğrencilerin ülkemizde harcayacağı miktarın da artmasına yol açmış.

Erasmus barı olabilmek...

E hal böyle olunca, Avrupa’daki yükseköğretim kalitesini arttırmak ve toplumlar arası iliÅŸkileri güçlendirmek için kurulan Erasmus projesi de bazıları için geçim kaynağı haline gelen bir sektör oluvermiÅŸ. Özellikle hemen her deÄŸiÅŸim öğrencisinin ikinci evi sayılan ‘Erasmus Barı’ titrine sahip olabilmek ve haftanın neredeyse her günü düzenlenen kalabalık Erasmus partilerine ev sahipliÄŸi yapabilmek için eylül ayı itibariyle birçok eÄŸlence yeri bazı atraksiyonlara giriÅŸmiÅŸ durumda.

Bu partilerin getirilerinden nasiplenebilmek için sayısı azımsanmayacak kadar fazla eÄŸlence mekânı ve kafe sadece deÄŸiÅŸim öğrencilerine ‘özel’ promosyonlarla iÅŸe koyuluyor. Tabii, ülkemize eÄŸitim amacıyla gelmiÅŸ yabancı öğrenci kitlesi sadece eÄŸlence mekânlarının aÄŸzını sulandırmış deÄŸil. Özellikle kârı bol pastadan pay kapmaya çalışan birçok ticaret kolu, Erasmus’ların geliÅŸini dört gözle bekliyor. Bu sektörlerin başında da yabancı olsun olmasın, hemen her öğrencinin bir gün mutlaka yüzleÅŸeceÄŸi emlak sektörü yer alıyor.

Sahibinden Erasmus’a 2+1

Her üniversite öğrencisinin yaÅŸadığı kalacak yer sorunu, Türkiye piyasasına aÅŸina olmayan yabancı öğrenciler için daha büyük bir dert. Ülkemizdeki bazı üniversiteler bu konuda yeterli özveriyle göstermediÄŸinden, Avrupa’nın bir ucundan İstanbul’a gelmiÅŸ Erasmus öğrencisi de ikametgâh sorununu kendi başına halletmek durumunda kalıyor.

Ancak bu tip sorunlara karşı olarak, internet üzerinden faaliyet gösteren ve sadece Erasmus öğrenci profilini hedef alan ‘online’ emlak ÅŸirketleri gün ışığına çıktı. Malum internet siteleri aracılığıyla Türkiye’ye gelen öğrenciler baÅŸlarını sokacak bir eve kavuÅŸurken, normalin ‘biraz’ üzerine kiralanan evlerin komisyonu da ‘sanal emlakçının’ cebine doÄŸru hızla yol alıyor. İstanbul’da en çok tercih edilen muhitlerin başında BeyoÄŸlu, BeÅŸiktaÅŸ ve Osmanbey gibi yer alıyor. Özellikle KurtuluÅŸ civarındaki birçok emlakçının camında ‘Erasmus’a kiralık’ ilanları dikkat çekiyor.

Erasmus endüstrisinin kazanç sağladığı bir diğer işkolu da spotçuluk. İkinci el ev eşyası alım satımıyla uğraşan bazı şirketler, müşteri profili sadece Erasmus öğrencilerinden oluşan ticaret kolu sayesinde, normalin yine biraz daha üzerinde satılan ikinci el eşyayla ayrı bir kazanç sağlıyor. Sene sonunda ülkesine dönen öğrenci de, eşyasını yok pahasına spotçuya bırakmak durumunda kalıyor.

Bütçesi 200 milyon euroya ulaÅŸan programla Türkiye’de eÄŸitim gören öğrenciler hem bölgeyi hem de Türk kültürünü daha iyi tanıma fırsatı yakalarken, basmakalıp kliÅŸelerden kurtulup objektif bir gözlem yapma ÅŸansına da sahip oluyor.

Önceki gün baÅŸlayan akademik dönemde Türkiye’de eÄŸitim görecek Erasmus’ların hayatı ÅŸu sıralar yorucu bir koÅŸuÅŸturmada geçiyor. Kalacak yer bulma sıkıntısıyla boÄŸuÅŸan Erasmus’lar, bir yandan da geçici olarak ikamet edecekleri ülkeyi yakından tanımaya çalışıyor. Kimisi yeni ortama uyum saÄŸlamakta zorlanırken, kimisi de kendi kültürüne olan benzerliÄŸin keyfini çıkarıyor. Fakat neredeyse hepsi, Türkiye’de olmanın heyecanıyla birlikte, macera dolu güzel anılara sahip olma peÅŸinde.

‘Türk erkekleri çok…’

Valentina Di Vincenzo: Ben Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Uluslararası İliÅŸkiler bölümünde okuyorum. İstanbul’a gelir gelmez direkt Osmanbey’de ev buldum. Evde dört öğrenci kalıyoruz ve ben oda başına 300 euro kira ödüyorum. Benim için Türkiye tam bir macera yeri ve buraya tek kelimeyle âşık olduÄŸumu söyleyebilirim. Åžehri turist gibi hızlı hızlı ve atlayarak gezme niyetim yok, buradaki hayatı sindire sindire yaÅŸamak ve böylece daha iyi gözlem yapmak istiyorum.
 
Henüz bir haftadır buradayım ve ÅŸimdilik olumsuz hiçbir olayla karşılaÅŸmadım ama daha ÅŸimdiden Türk erkeklerinin tavırları rahatsız etmeye baÅŸladı. Mesela daha ilk günden Facebook’ta otuzdan fazla arkadaÅŸ ekleme talebi aldım, bunların birçoÄŸu da tanımadığım insanlar. Yüz yüze görüştüğüm erkekler de çok arkadaÅŸ canlısı ve sürekli yardım etmeye çalışıyorlar ama nerede durulacağını bilmiyorlar gibi. Onun dışında burada hayat tek kelimeyle harika.

‘Hayat burada çok hızlı’

Angelo Ruso: İstanbul’da hayat çok hızlı. Ben Sicilya’dan buraya geldim ve her ne kadar bizim kültürümüzle Türk kültürü arasında benzerlikler olsa da, burada insanlar biraz daha hızlı hareket ediyor, daha aceleci davranıyor ve sürekli koÅŸuÅŸturuyor. Biz daha yavaÅŸ hareket eden ve daha fazla dinlenen bir toplumuz. Ama benzerlikler de yok deÄŸil, mesela bizim kültürümüzde de erkekler kadınların hesabını öder. YTÜ’de okuduÄŸum için okuluma yakın bir yerde yaÅŸamak istiyorum ama henüz ev bulamadım. İnternet üzerinden bazı yerlere göz attım ancak henüz sonuç alamadım. Åžu an Mecidiyeköy’de kalıyorum ve kaldığım odaya 300 euro para veriyorum. EÅŸyalar da buna dahil.

Ben de ‘Erasmus olmak’ istiyorum!

1987’den bu yana 2.2 milyon öğrencinin yararlandığı projenin adı 14. yüzyılda yaÅŸamış Hollandalı felsefe adamı Desiderius Erasmus’tan geliyor. Erasmus fırsatından yararlanmak isteyen öğrencinin öncelikle bir üniversiteye kayıtlı olması ve daha önce hiçbir ÅŸekilde Erasmus programından yararlanmamış olması gerekiyor. Akademik baÅŸarı düzeyi ve dil mülakat notu dahil edilerek hazırlanan liste sonucu öğrenci programa katılma hakkı kazanıyor. Kasım veya mart ayına kadar üniversitelerin uluslararası ofislerine baÅŸvurulabiliyor. Programa kabul edilen öğrencilere de gittiÄŸi ülkenin ekonomik düzeyine göre bir miktar katkı payı veriliyor. Örnek olarak Bulgaristan’a gidecek olan öğrenciye aylık 300 euro hibe verilirken, Danimarka’ya gidecek olan öğrencinin hesabına aylık 890 euro hibe yatırılıyor.

‘Ev konusu dışında hayat güzel gidiyor’

Dorota Andrzejak: İstanbul çok kalabalık bir ÅŸehir. Bazen böyle ÅŸehirlerde olumsuz olaylarla karşılaşılabiliyor. Mesela geçenlerde İstiklal Caddesi’nde yürürken adamın biri elimdeki telefonu aldı ve kaçtı. Polise ihbar ettim ama bir sonuç alamadım.

Joanna Matuszczak: OkuduÄŸum üniversitenin kampusu ÅŸehrin biraz dışında olduÄŸu için kalacak yer sıkıntısı çekiyorum. İki haftadır buradayım ve hâlâ düzgün bir yer bulamadım. Ev konusu ve eÅŸya dışında hayat gayet güzel gidiyor.

‘Kaldığım evi netten buldum’ Kathrin Lange: İstanbul’da deÄŸiÅŸim öğrencisi olduÄŸumu öğrendiÄŸimde ilk olarak internetten ev fiyatlarına bakmaya baÅŸladım. Sonra Facebook üzerinden bulduÄŸum bir grubun duvarına İstanbul’da kalacak yer aradığımı yazdım. İlk baÅŸlarda bu konuda çekincelerim olduÄŸu için de biraz tedirgindim. Sonra bir kızla tanıştım ve sohbetimiz ilerleyince onun güvenilir bir insan olduÄŸunu öğrendim.
 
İstanbul’a geldiÄŸimde beni havaalanından o aldı ve anlaÅŸtığımız eve de o yerleÅŸtirdi. Evi dört kiÅŸiyle paylaÅŸtığım için aylık 300 euro para ödüyorum. Bu arada eÅŸyalar dahil olduÄŸu için ayrı bir masraf yapmam gerekmedi. Buradaki hayat Almanya’ya göre çok farklı, özellikle İstanbul’un trafiÄŸi neredeyse kördüğüm. Her an araba çarpabilir korkusuyla yaşıyorum, İtalyan arkadaÅŸlarım karmaÅŸaya daha alışık gibi ama ben hâlâ zorlanıyorum.

 ETİKETLER :   "Türk, erkeÄŸi, nerede, duracağını, bilmiyor"

YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!