booked.net
 
 

 


 Olağanüstü Hal ve Olağanüstü seçim.. - 19/04/2018





Bahattin Yazman
E-Posta
Erken seçim, baskın seçim gibi adlandırmalar yapılmakla birlikte, 24 Haziranda yapılması gündemde olan seçimler, anayasal terminolojide bir yere oturtulacak ise, "olağan üstü seçim" tanımlaması en uygun olanıdır.
Seçim tarihi açıklanırken, aynı saatlerde, TBMM olağanüstü hali yedinci defa uzattı, "üç ay" için başlatılan olağanüstü hal, son uzatma ile birlikte, iki yıllık bir zaman dilimini kapsamış olacak, özetle, Türkiye, iki yıllık bir süre ile, olağanüstü rejimin uygulaması altında kalmış oluyor ve seçimler olağanüstü hal içinde yapılacak.
Olağanüstü hal rejiminde, Türkiye, tarihinin en önemli anayasa referandumunu yapmaya zorlandı.
İktidar, beslediği karganın gözünü oymaya kalkmasını fırsat bilip, -batıni ortağının önermesi ile- yönetim biçimini değiştirecek teklifi referanduma götürdü ve tartışmalı bir sonuç ile, tek kişilik yürütme denilen "kararname rejimi"'ne fiilen geçti.
Kararname rejimi ile de yetinmedi, olağanüstü hal kararnamelerini, olağan hale getirdi.
Mazeret hep aynı oldu , "beslenen karga" devleti ilgal etti , mücadele için , olağanüstü hal bir zorunluluktur. Elhak, bu tarafı doğru, cemaat diye düne kadar yere göğe koyulmayan yapı, devletin bütün kurumlarını zehirledi, olağanüstü hal rejimi uygulamasında, bugüne kadar istenilen sonuçlar alınamadığı için tekrar uzatıldı, olağanüstü hal serumu, "zehirlenmenin pan zehiri" değil, yeterli olamıyor, çünkü, devlet, kurumsal olarak metastaz tehlikesi altında.
İktidar, kendi döneminde, bu yapıyı kolladı, korudu, şimdi de, bu yapıdan kurtulma bahanesi ile, olağanüstü rejimi, kendi siyasi ikbali için kullanıyor.
Serbest seçimler, temel bir insan hakkıdır, siyasal kanaatların oluşması ve seçme hakkının mütemmim cüzü olan muhalefet hakkının özgürce kullanılması için, olağan demokratik koşullarda cereyan etmesi gerekir.
23 temmuz 2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 667 sayılı ilk Kanun Hükmündeki Kararname'den bu yana, Türkiye olağanüstü hal rejimi ile yönetiliyor. Bugüne kadar yayınlanan olağanüstü hal kararnameleri ekleriyle birlikte büyük bir külliyat meydana getiriyor, ve evelemeye gevelemeye gerek yok, her bir satırı, Külliye kaynaklı.
Manas destanı gibi, olmalarının bir mahzuru yok, ama, sorun; anayasaya aykırı düzenlemeler ihtiva etmeleri..
Olağanüstü Kanun Hükmündeki kararnamelerin rutin hale gelmesi ve senelere varan bir zaman dilimini kapsaması, normlar silsilesini bozar ve sonuçta "hukuk devleti" vasfı ortadan kalkar.
Normatif bağlayıcılık konusunda meydana gelen belirsizlikler , hukuki güvenliğini yok eder.
Sonuç olarak, bu kararnamelerin cari olduğu rejim, anayasa normlarının eylemli olarak değiştirilme ve ve ihlal edilme tehlikesini içinde taşır..
Anayasal belirsizlikler taşıyan uygulamaların yaygın olduğu bir dönemde, tarihinin en kritik seçimlerinden
( tercihlerinden) birinin sonuçları, her türlü tartışmaya açık bulunmaktadır.
İktidar, kendinden önce, bölgesel olarak ilan edilen olağanüstü dönemi sonlandırdığı propagandasını uzun zaman yaptı ama sonunda, bütün Türkiye'ye olağanüstü hali teşmil etti.
Yönetim yetersizliği olduğu kadar, iktidar bozulması ile de karşı karşıya olan bir anayasal düzlemde, olağanüstü seçimler, umarız, iyice tıkanan demokrasi için bir can suyu olur..



Bahattin Yazman


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;




AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.