booked.net
 
 

 


 Baykal'dan Kılıçdaroğlu'na, CHP ve DEMOKRASİ - 24/04/2018





Bülent Beyoğlu
E-Posta
AKP ve yeni genel başkanı, CHP'ni eski Türkiye partisi olarak sürekli eleştiriyor, demokrat olmamakla suçluyor..
AKP'nin bir tek adam partisi olarak yönetildiği göz önüne alınınca, bugüne gelişte, sayın Erdoğan'ın rolü tartışılmaz.
AKP'ni Erdoğan üzerinden değerlendirme zorunluluğu, gündeme maddi bir gerçek olarak 2002 seçimlerini getiriyor.
Evvelce aldığı mahkumiyet nedeniyle, dönemin mevzuatı gereği seçilme yeterliliği olmadığı için, seçimlere katılamamış olan Erdoğan , seçimin hemen öncesinde ve akabinde bir dizi operasyonla TBMM'ne sokuldu.
Anayasa Mahkemesi, -Erdoğanın ,kurucu olamayacağına dair kararının 6 ay sonra yürürlüğe girmesini öngördüğü için", seçilme yeterliliği olmamasına rağmen, ismi oy pusulalarında yer aldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, Anayasa Mahkemesince değerlendirilmedi. Anayasa Mahkemesi bir anlamda Erdoğan'a yol verdi.
Seçim sonrası, AKP'nin verdiği, siyasi yasağının kaldırılması yasa teklifi, oy çokluğu ile kabul edildi. Zamanın Cumhurbaşkanı, yasanın , "öznel, somut ve kişiye özel "olduğu gerekçesi ile veto etti, TBMM, yasayı aynen kabul edince , Sezer onaylamak zorunda kaldı ve yasak kalktı.
Devamında, Siirt seçimleri,- Pervari ilçesinde 3 sandıkta kurul oluşturulmadığı ve bir sandık kırıldığı için,- YSK'nca iptal edildi.
YSK, 16 Nisan Referandumunda, mühürsüz zarf ve oy pusulalarına rağmen işlem yapmadı, ama, Pervari'de üç sandıkta kurul oluşturulmadı diye, bütün Siirt seçimlerini yenileme kararı aldı. Yenilenen seçimler, 3 Kasım seçimlerinin devamı kabul edildi, ( ara seçim yapılması gerektiği itirazları göz ardı edildi) ve önceki seçimde milletvekili seçilecek sayıda oy alan Dehap seçime sokulmadı, Erdoğan milletvekilli seçildi.
Dönemin CHP Genel Başkanı Baykal ve partisi, bu süreçte, Erdoğanın siyasi yasağının kalkması yönünde ağırlık koydu.
2002 Seçimlerinin sonucunda, Erdoğan kişiye özel , anahtar teslimi düzenlemeler ile, siyasi yasağı kaldırılarak, 116 günde Başbakan yapıldı.
Bugün, olağanüstü seçim takvimi ile ilgili olarak, Kılıçdaroğlu CHP'si , bir kişi için değil, bir partinin, demokratik hakkının gasbını önlemek üzere, müdahil oluyor.
Sonuç itibarıyla, demokrasi, sandığa atılan mühürlü mühürsüz oy pusulalarının sayılması işlemi değildir, seçme, seçilme ve muhalefet hakkının özgürce kullanıması, demokratik toplum düzeninin olmazsa olmaz gereğidir.
Özetle, CHP, demokratik nizamın gelişmesi için üzerine düşeni yapmıştır, yapmaktadır.
Bu sadece CHP'nin değil, düzenin bütün unsurlarının ve kurumlarının görevidir.


Bülent Beyoğlu


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;




AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.