booked.net
 
 

 


 AVUKAT BELEDİYE BAŞKANI ve HUKUK - Üsküdar Belediyesi - 24/10/2014





Nezih Küçükerden
E-Posta
HUKUKÇU VE AVUKAT




Bugünler de kime inanacağız, kime güveneceğiz, hakkımızı nasıl arayacağız ,kamu düzenini kim koruyacak, kimin haklı, kimin haksız olduğuna, kim karar verecek? Üzgünüm ama bugün ÜSKÜDAR da yaşananlar konusunda, yukarıdaki soruların cevabını aramayın bulamazsınız.
Hak aramanın suç olduğu ancak yargı kararlarının bir takım meslek cambazlığı ile yok sayıldığı günleri yaşıyoruz. İşte tam burada hukuk’la konunun ilgilisi avukat Belediye Başkanı arasındaki bağlantıya bakıyorum ve inanamıyorum.
Bu çok güncel konu , Üsküdar Belediye Başkanı Av. Hilmi TÜRKMEN’ in ‘’Ben bu kararı tanımam bu karar İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına düzenlenmiş olup ,165 pafta,1313 ada , 178 parseli ilgilendiriyor, bu parsel de böyle bir faaliyet yok, karar geçersizdir. İnşaat devam edecek.’’ demesi ile ayrı bir boyut alıyor.
Konumuz Validebağ korusunun sınır komşusu camii inşaatı. Bu güncel konuda bir takım teknik gerçeklerin paylaşılmasını doğru olacağını düşündüm.
Konunun hareketlendiği bu günlerde Belediye Başkanlığı makamından, 16.Ekim.2014 Perşembe günü saat 17.00 için randevu talebinde bulunduk. Bu isteğimiz gereği, konunun ilgilileri olan üç site sakini birlikte, CHP Üsküdar grup başkan vekili ve Belediye Meclis üyesi Çetin KARADAĞ, CHP meclis üyesi Av. Banu Gün ÖZTÜRK ve CHP meclis üyesi bendeniz Nezih KÜÇÜKERDEN, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi TÜRKMEN’i makamında ziyaret ettik. Yaklaşık 30 dakika süren toplantının sonunda kendisinin son sözü şu olmuştur. ‘’Bana konu ile ilgili yer hakkında yürütmeyi durdurma kararını getirin inşaatı durduracağım, ben avukatım, hukuka saygım var.’’ Ve bizler bu söz üzerine odadan çıktık. Sonuç yargının vereceği karara bağlı idi , ne o bizi, ne biz onu ikna edebilmiştik.
Üsküdar Belediye Başkanı konu hakkında açılmış bir dava varken, çalışanlarını, iş makinalarını, kamyonlarını ve belki de başına geleceği bildiğinden emniyet güçlerini inşaat mahalline gönderdi. Yargı kararını beklemek yerine ben yaparım olur mantığını, işletti.
Konu hakkında, İstanbul 7. İdare Mahkemesi Esas no:2013/1518 sayılı dosya hakkında yürütmeyi durdurma kararını (21.Ekim.2014 tarihinde) verdi. Ancak davalı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görülüyordu, ancak; Sayın Başkana göre bu dava Üsküdar belediyesine açılmadığından kendisini ilgilendirmiyordu. İstemin özetinde ise bir başka ayrıntı vardı. Bu ayrıntı ise, bir maddi hatanın fütursuzca ve hukuk mantığı bir kenara koyularak, bilinerek maddi yanlışlığı kullanmaktı. Şöyle ki;
Üzerine şimdilerde Cami yapılmak istenen adı geçen tescil dışı yeşil alan Üsküdar Belediyesi önerisiyle veya herhangi bir taleple fonksiyon değiştirilerek Cami yapımına uygun hale getirildi ve yeni bir parsel numarası verilerek Üsküdar Belediyesi adına hülle yoluyla tescil edildi. Ancak tescil dışı parsellerin numaraları olmadığından tarifleri en yakın parsele göre yön belirtilerek yapılmakta olduğu da bilinen bir uygulamaydı. Ayrıca söz konusu yer ile ilgili açılan dava İBB’ye açılmasına rağmen Üsküdar Belediyesini sonuçları açısından bağlayıcıdır. Açılan davada ilgili yerin tarifi 178 nolu parselin güneyi olarak tarif edilmiştir. Verilen kararda ise maddi hata yapılmış ve Yürütmenin durdurulması kararı verilmesine rağmen yanlışlıkla 178. Parselin ‘’Güneyi’’ için verilmesi gereken karar 178. Parsel için verilmiş gibi görülmektedir. Sayın Üsküdar Belediye Başkanı bu maddi hatayı ‘’bu parselin konu ile ilgilisi yoktur.’’ diyerek, sanki yürütmeyi durdurma kararının, Cami yapılmak istenen parselle alakalı olmadığı havasını vermeye çalışmaktadır.
Buraya kadar olanları dün kaleme almıştım. Anlaşılan o ki; bir gün evvelden Sayın Üsküdar Belediye Başkanının arkasına sığınacağı limanı keşfetmiştim. Ancak bu liman pek emin görülmüyor. Elimdeki tüm belgeler, fırtınanın limandaki gemiyi batıracağını gösteriyor.
Bir avukatın yarın ispatı çok kolay bir konuda, kararda sadece maddi hata olarak
‘’güneyi ‘’yazılmadığı için o mahkeme kararını hiçe sayması ve günlük bir sığınma yeri olarak görmesi, bir inşaat mühendisi olarak benim, yeteri kadar donatı koymadan betonarme inşaat yapmama benzetmekten öteye gidemez. Gerçeğin açığa çıkması noktasında aramızda tek bir fark vardır. Benim insanları yanıltma süremi, Allah; Belediye Başkanının insanları yanıltma süresini ise yargı belirlemektedir.
Her şeye rağmen, yalancının mumu yatsıya kadar yanar.




Nezih Küçükerden


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;




AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.