booked.net
 
 

 


 Terörle mücadele ve Birleşmiş Milletler - 14/11/2015





Neriman derici
E-Posta
Uluslarası diplomasi /mücadele/güç savaşlarının -çağın barbarlaşmasına paralel olarak- vekalet savaşları üzerinden yürütülmesinin hazin sonuçları artık batı merkezlerinde katliamlar olarak ortaya çıkıyor.Yoksul coğrafyalarda veya Türkiye gibi hedefe konulmuş merkezlerde neredeyse kitlesel ölümlere neden olan terör eylemleri artık yorgun modernitenin en ışıltılı caddelerinde boy göstermeye başladı.
Terörle mücadele uzun zamandan beri BM'in gündeminde. Teröre karşı etkin bir uluslararası strateji nasıl geliştirilebilir?, kuşatıcı kapsamlı bir uluslararası sözleşme uluslararası insancıl hukukun normatif yapısı ile uyumlu bir müeyyideler sistemine nasıl entegre edilebilir? sözleşmenin uygulanması bakımından nasıl bir uluslararası kurum oluşturulabilir?, soruları ,acil ve etkili uygulama ihtiyacı içinde , cevap bekliyor.
Uluslararası terörün giderek ağır bir güvenlik tehditi oluşturmasının ve etkin mücadele konusundaki zaafiyetin birinci nedeni sistemin kodamanlarının terör ve terörle mücadele konusunda ortak bir tutum içinde olmamaları.
Güvenlik Konseyinin veto yetkisi , uluslararası terörle mücadele konusunda en güncel engellerden birini teşkil ediyor.
İlişkiler ve ittifaklara bağlı fonksiyonda -uluslararası düzeni göz ardı ederek- tamamen çıkarlara göre kullanılan veto yetkisi- uluslararası insancıl hukuk ihlallerine kayıtsız kalmakta ve kendine yakın ve kullandıkları terörist unsurları de facto bir koruma altında tutmaktadırlar.
Artık uluslararası toplumun zararına olarak kullanıldığı iyice gün ışığına çıkan veto yetkisi uluslararası insancıl hukuk bakımından elde edilen kazanımları tehdit eder boyutlardadır.
Terör ve terörizm suçu açık bir tanıma kavuşturulmalı ,bağımsız, güvenlik konseyinin nüfuz alanı dışında bir uluslararası kurumun denetim ve yargı yetkisi altına alınmalıdır.
Uluslararası Ceza Mahkemesi statüsü , terörizm suçları bakımından ,özerk bir konumda düzenlenmeli, yargı yetkisinin kapsamı evrensel insancıl hukukla ilişkilendirilerek , uluslarası hukukun istisna uygulaması dışına çıkarılmalıdır.
Uluslararası insan hakları hukuku ancak her türlü ayrımcılık uygulamalarından kurtarılmakla gerçek işlevine kavuşabilir.
Terörü engellemenin birinci şartı budur.


Neriman derici


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;




AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.