booked.net
 
 

 

Damat

  Cesaretin bedeli... - 18/12/2015





Gani Şanlı
E-Posta
Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda, İsrail tarafından yapılan saldırı sonucu bozulan ilişkilerde düzelme sinyalleri veriliyor.. Büyük ihtimalle uzun zamandır sutre gerisinde pişirilen "barış" yemeği, uygun zamanda servise konulacak, tabldot, fix menü mü ,alakart mı yakından anlaşılır..
Mavi Marmara vakıasının kısa hikayesine bakılacak olursa, bir gurup aktivist , gazze ablukasını yarmak, mahsur ve mağdur durumda olan gazzelilere ihtiyaç maddeleri götürmek üzere, İBB İdo''nun , bir ada devleti olan Komor adaları bayrağına transfer edilen Mavi Marmara gemisi ile Gazze açıklarında seyrederken, İsrail silahlı kuvvetleri tarafından silahlı çatışma sonucu enterne edildi, çatışmada 9 kişi yaşamını kaybetti, yaralananlar oldu, zaten bir süredir limoni olan diplomatik ilişkiler askıya alındı, ticari ilişkiler devam etti, aynı bugün Ruslarla, ( Putin ile) süregelen ağız dalaşına rağmen, nükleer santral işinin devam etmesi gibi. Ölenlerin yakınları Türk mahkemelerinde davalar açtılar, İsrail askeri komutanlar hakkında kırmızı bülten kararları çıkarıldı, Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi Savcılığına yapılan şikayet incelemeye alındı.. ( insanlığa karşı suç işlendiği iddiası), gemide bulunan 2 ispanyol aktivistin İspanyada yapılan şikayetini inceleyen savcı, davanın Uluslararası Ceza Mahkemesine taşınmasını tavsiye etti, ABD vatandaşı olup hayatını kaybeden bir aktivist için, Akp milletvekili olan babası tarafından , saldırı zamanında, İsrail Savunma Bakanı olan Ehud Barak hakkında, ABD mahkemelerinde açılmış dava devam ediyor.
Putin, SU24 uçağını düşürdüğümüz için öfkesini henüz yatıştıramadı, kendisine karşı silah kullanılmasını hazmedemedi, ticari bazı ambargolar yanında doğal gaz vanalarını kaparsa, büyük şehirlerimizde tezek pazarları kurulması ihtimali belirdi. Fakat bunca kayıplara rağmen, sadece 20.milyon dolar tazminat ve kuru özürler ile eski düzene dönülmesi tatmin edici bulunmadı.
Mavi Marmara aktivizminin başını çeken, İHH, İnsan Hakları Vakfı uzlaşmayı tanımadıklarını açıkladı.. Aktivistlerin, ambargoyu delmek değil, ablukayı yarmak ve sonuçta kaldırmak için harekete geçtiğini ve bu hedeflerinden taviz vermeyeceklerini ileri sürüyorlar.. vSonuç olarak, zamanın hükümetinin bilgisi dahilinde,İsrail ablukasını yarmak için, maruz kalınan can kayıplarının ve dökülen kanların, şimdilik,( iddialara göre) bedeli, devlet tarafından, 20 milyon dolar karşılığında ibra edildi.. Şahsi hak talepleri ve ceza davalarının , İsraille yapılan uzlaşmadan , cezai ve hukuki olarak etkilenmesi mümkün değil.. Devlet, yurttaşları için kan bedeli biçemez, ceza karşılığını bağımsız mahkemeler ve uluslararası ceza yargısı belirler..Devletin görevi, dış politikayı etkileyecek, uluslararası seviyedeki aktivist eylemlere başından müdahale etmek ve vatandaşlarını korumaya almaktır.. İsrail, haklı, haksız -politikalarına karşı- yapılacak her türlü müdahaleye -en sert ve orantısız tepki veren ve bu konuda kural tanımayan bir uluslararası sicile sahiptir... Hal böyle iken, bir şehir hatları gemisine adı sanı bilinmeyen bir ada devletçiğinin bayrağını çekerek uluslararası sularda ambargo yarmaya çalışmanın makul bir izahı yoktur.. Cesaret, samimiyet, davaya inanma ulvi hasletlerdir , ama, gerekli tedbirleri almadan, makuliyet hudutlarını aşmanın itibar olarak bedeli, ne yazık ki, ortada kalmaktadır..


Gani Şanlı


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;






AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.