booked.net
 
 

 

Damat

 Adaleti eğip bükmek.. - 08/01/2016





Sevda Damalı
E-Posta
Ergenekon davaları namlı davalar silsilesinin hukuk ve adalet sistemimize maliyeti ağır oldu ve olmaya devam ediyor (toplumsal vicdan maliyeti ise ayrı bir bahis).

Yargı'nın vicdanı sayılabilecek bir müktesebat ile donanımlı olduğu tartışılmaz hukukçu Sami Selçuk, iktidarı yargısal işlemler üzerinden muhatap alarak çok önemli ve sarsıcı uyarılarda bulunmuş.

Ergenekon mağdurlarına reva görülen muamelenin benzerlerinin, bu defa, bırakın o muameleyi yapanları, taraf olanları dahi hırpalamaya başladığı anlaşılıyor. "Keser o kadar çabuk dönüyor ki, sapı yetişemiyor" durumu var...

Yargıtay onursal eski Başkanı'nın; "..aman Allah'ım ne günlere kalmış Türk insanı" vurgusu, bu dönemin hukuk tarihini yazacak olanlar için, kolay kolay, gözden kaçırılacak bir serzeniş değil.

İktidar'a (..ve dolaylı olarak her yaptığında bir keramet bulanlara) hitap ederken kullandığı cümleler yargısal sicilimizi zemzem suyu ile yıkamak gerektiğini ortaya koyuyor.

"ben sözde bir devletin ne ra'iyyesi, ne tab'si, ne köle'si, ne pleb'i, ne parya'sı ne de eski dönemlerin kış geliyor denince titremeye hazırım diyen bir kalenderiyim ...ve asla senle pazarlık yapmam"... ".. sen iiktidarsın, ama kendi yasall sınırların içinde kalırsın, haklarıma ve özgürlüklerime, iktidar benim diyeerek dokunamazsın" sözleri, bir hak ve hukuk manifestosu sayılmalıdır.

Yargıtay onursal eski Başkanı, hukuk ve adalet için bu kelamları etme ihtiyacı duyuyorsa, cevabı gereken soru kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Sözün bittiği yerde miyiz yoksa hukukun bittiği yere doğru mu gidiyoruz???





Sevda Damalı


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;




AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.